19 Ekim 2011 Çarşamba

Definecilikte 10 Altın Kural

1- Ön araştırma ve kazı işlerinde arkeolojik metodlardan faydalanmak.

2- Toprak yapı ve katmanlarını tanımak için Jeolojide faydalanmak

3- Ele geçen eserin hangi çeşit madende yapıldığını yada hangi kıymetli taş kullandığını anlamak için Madencilik Dalında faydalanmak.

4- Araştırma ve kazı maliyet bilançosunu çıkartmak

5- Gerek kayalardaki figüranlarda gerekse elde edilen tarihi eserleri tanımak için Sanat Tarihi ve Medeniyetler Tarihinde faydalanmak.

6- Kazı bir amelyata benzer, toprağı nejterlemeden önce yüzeysel verileri iyi bir şekilde tahlil etmek.

7- Sonuca daha erken ulaşmak için teknoloji kullanmak.

8- İşaret, figüranlar alfabe ve matematik kurallarında oluşur. İşaretlerini dilini öğrenmek uzunluk derinlik ölçümlerinde matematiğin uzunluk birimlerinde, Kaya mezarları, tümülüsler, şahıs gömüleri bir takım kuralları çözmek için geometride faydalanmak.

9- Halk biliminde faydalanmak

10- Antik toplumların dinsel ve etnik yapılarını hareketlerini öğrenmek için Dinler Tarihinden faydalanmak

Defineyi Kim Gömdü?

Gömüyü kimin gömdüğü konusunun bilinmesinde fayda vardır. Bu konuda herkes bir şeyler söyler yazarlar. Bunların iyi bilinmesi varlığın bulunması ve alınması zorluklarının bilinmesinde vardır. Definenin gömülüğü uygarlık ve kültürlere, zaman süreçlerine gömülme mevsimlerine ve hatta gece veya gündüz gömülmesine göre farklılık vardır.

Her gömü aynı olmadığı gibi tuzak ve aldatmacalar, iz ve işaretleri de farklı olabilir. Kazıya başlamadan önce bu konunun iyi etüt edilmesinde fayda vardır. Gömü veya define hangi çağda yıllarda gömüldü ise o çağın kültürel yapısını incelemek, gömen şahıslar bazında kim gömdü ise ona göre fikir yürütmede fayda vardır.

1. Savaşçılar: Fethe gidenler yol üstünde mevcut yerleşim yerlerinden topladıkları ganimetlerin hepsini götüremeyeceğinden belli noktalara sonradan gelip almak şartıyla kimsenin bulamayacağı belli noktalara gömmüşler ancak birçoğu geri gelinip alınmamıştır.

Gömen savaşçıların kültürel yapısı çok önemlidir. Örneğin Araplar ile Avrupalı savaşçıların gömüleri iz ve işaretleri ile tuzak ve aldatmacaları farklıdır. Buralarda özellikle tuzaklara çok dikkat edilmesi gerekir. Bir savaşçı gibi düşünmelisiniz ona göre hareket etmelisiniz.

2. Korsanlar: Kara veya denizde mevcut çete ve korsanları bölgelerinden topladıkları ganimetleri kendilerinin kolay sizin zor bulacağınız bir şekilde gömdüklerini biliniz.

- Korsanlarda savaşçılar gibi hazinenin kolay alınmaması için çok fazla tuzakla hazineyi beslerler. Bu uzakları anlamak gerçekten zordur. Anlık hayallere kapılmayıp tuzakları uzman kişilerce aşılmasında fayda vardır. Boşuna riske girilmemelidir.

- Burada önemli olan siz kendinizi onun yerine koyarak “Ne Yapar” sorusunu kendinize sorunuz. Nereye gömer ve nasıl iz ve işaretlerle nasıl tuzak ve aldatmacalar hazırlar. Sorusu önemlidir. İyi bir makine, iyi bir uzman etüdü ile kanunu arkanıza alarak problemleri teker teker aşınız. Riske girmeye hiç ama hiç gerek yoktur.

- Korsanların yıllar sonra bu hazineyi alacağı değerlendirerek belli iz ve işaret koymaları şarttır. Bu iz ve işaretleri iyi tahlil etmek gereklidir.

- Korsanların iz ve işaretleri savaşçılarınkinden farklılıklar gösterir. Korsanlar genelde su, güneş ve denizden kara görüntülerini kullanırlar. Bu konu işaretler bölümünde detaylıca incelenecektir.

3. Dönemin Yöneticileri: İşgallere karşı hazinelerini korumak veya çocuklarının yeniden iktidar veya krallık kurmaları için gerekli finansman çok gizli bir yere konularak gelecek için yatırım yapmışlardır. Bu hazinenin çok planlı ve iyi bir yere saklamalıydılar ki uzun yıllar boyunca kimse ulaşamasın.

- Burada önemli olan yine “Ben olsam nereye koyardım” sorunsudur. Bu kişiler akıllı, kurnaz ve planlı çalışan insanlar olduğu unutulmamalıdır. Etüdü iyi yapıp gözden hiçbir şey kaçırılmaması gerekir. Belki siz çözemezsiniz ancak çözülmeyecek define etüdü olmadığı unutulmamalıdır.

- Yönetim kargaşaları ve iktidar mücadeleleri sonucundaki çekişmelerden kendini garanti altına almak, ailesi ve kendisi için iyi bir yerde kendi ve ancak birkaç kişinin bildiği bir miktar hazineyi sigorta olarak koymak.

- Burada unutulmayacak bir şey vardır. O da çaresiz kalmaktır. Çaresiz insanların gömü yaparken gözönüne alabilecekleri tehlikeleri anlatmaya gerek yoktur. Çünkü “kedinin kuyruğuna basarsınız tırmalar” atasözünü anımsayınız. O anda o kadar çaresiz olabileceklerini unutmayınız.

4. Şahsi Gömüler: Buradaki gömüleri istediğiniz kadar sınıflandırabilirsiniz. Önemli olan hazineyi düşünmenizdir. Şahsi gömüleri bulmak çok kolay diğerlerine göre daha risksiz ancak değer bakımından diğerlerinden daha fakirdir.

Bir insanın serveti ile bir savaşçı, korsan, kral, bey, ağa vs. serveti karşılaştırılamaz. Şahsi servetlerin bir bölümünü ele alıp inceleyelim.

a. Din adamları: Papaz ve haham ağırlıklı olmak üzere elde mevcut hazinenin diğer dinlerdeki insanların eline geçmemek için tekrar alınmak üzere akıllı ve planlı bir şekilde gömmeleridir. Bu durum genelde savaş, istila, korsan-çete baskını, önceden tahmin veya duyum, iç çekişmelerden kaynaklanır.

Bu insanların dönemin akıllı, kurnaz ve alim sayılan insanlar olduğu unutulmamalıdır. Bu durum hazinenin alınma şartlarını ağırlaştırır.

Böyle kişilerin hazinelerini ele geçirmek için ilgili dinde mevcut işaret ve kültürel değerleri iyi tahlil etmek gerekir. Anlatılmak isteneni iyi anlamak gereklidir. Aksi takdirde çalışmalar boşa gidecektir.

b. Göç: Kendi istekleri veya zoraki göçe tabi tutulan köy veya kasabalılar bütün mallarını yanında götüremeyecekleri için oturup titizlik içerisinde hazineleri toplu olarak gömmüşlerdir. Buradaki amaç tekrar geri döndüklerinde bu hazineyi alıp tekrar eski yaşantılarına dönebilmeleridir. Bunların büyük bir bölümü tekrar geri dönmemişlerdir.

-Bütün halkın hazinesi tek bir yerde toplanıp gömülmesi düşünülemez. Parça parça ama önemli büyüklükte olmalarıdır. Bu gibi definelerde gömünün hediyesi sizi yanıltmasın. Etüdünüzü iyi yapmalısınız.

- Burada dikkat edilmesi gereken siz olsaydınız hazineyi tek bir yere mi gömerdiniz. Bence hayır 3-4 parça şeklinde gömerdim. Bunların bulunma olasılığı daha düşüktür. Biri bulunursa diğerleri bulunamaz. Şeklinde düşünürdüm. Ama mutlaka hediyesi yanıltıcı çalışmalar ve tuzaklarla gömüyü beslerdim. Paramı kolay kolay kimseye yar etmezdim.

c. Yaşlı insanlar: Bir hayat boyu çalışıp uğraştıktan sonra yaşlanan insanlar eğer çocukları yoksa eldeki değerli eşyalarını kimse bulamasın diye saklamalarıdır. Bu hazineler genelde küçük ölçekli olup şahsi eşya ve paralarından ibarettir.

Genelde ev, işyeri, bahçe, tarla, ahır veya kuyularına gömerler. Tuzak ve aldatmacası azdır. Genellikle tarihi ve kültürel değer açısından önemlidir.

d. Ölülere saygı: Eski dönemlerde kültür değerleri içerisinde ölü ile birlikte değerli eşyalarını da beraberinde gömmek vardır. Buradakiler şahsın şahsi eşyaları ve paralarıdır. Önemli bir şahsiyet değilse genelde ufak tefek şeyler gömerlerdi. Buralarda kayda değer eşyalar genelde olmaz.

- Mezarlar önemli yerlerdir. Hazine var diye mezarla kazılmamalıdır. Çünkü hangi mezarda hazine olduğu belli olup, orada da ölü yoktur.

- Burada yapılacak kazılarda kesinlikle izin alınmalı ve kanuni yapılmalıdır. Doğada mevcut güzellikler bozulmamalıdır.

- Mezar kazıları iyi etüt edilmedi ise kesinlikle yapılmamalıdır. Etüt edilemiyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Hazine veya defineyi kim gömerse gömsün iyi etüt edilerek risksiz çıkarılacağı bilinmelidir. Önce araştırma (yapılamaz ise uzmana başvurulmalı), sonra makine (maden analizinden arazi özelliklerine, doğal veya yapay durumuna), sonra kanuni izinle hazine rahatlıkla çıkarılıp zengin olmamak mümkün değildir. Ama önemli olan akıllı hareket etmektir. Profesyonelce davranmaktır.

İşaret Nasıl Çözülür?

Antik Dönem toplumlarda sık sık yapılan savaşlar,ani baskınlar, çete ve eşkıya soygunlarına karşı insanlar ellindeki muhtelif değerleri korumak amacıyla saklama ihtiyacı duymuşlardır, hatta günümüz insanların kısmen uyguladıkları alışkanlıklardır.Gömü işleri ve düzenekler genelde taş ustaları, sert cisimlere şekil vermekte usta insanlar (heykel tıraşlar) tarafından yaptırılırdı.

Bir gömüye neden işaretleme düzeneğine ihtiyaç duyuldu? Bu sorunun cevabındaki genel mantık şöyledir. Gömü başta güvenlik nedeni ile yapılırdı, gömen insan ihtiyaç duyduğu an gelip kolay bulacak, kolay kazacak ve gömü yerini kendisinde başka kimseler bilmeyecek, kendisi almadan ölürse gömüyü neslinde dininde ırkında biri gelip bulsun alsın gibi mantığı yatmaktadır. gömerken saklarken bile emniyet tedbirleri söz konusudur.

FİGÜRLER NASIL ÇÖZÜLÜR

Yıllardan beri gelen tercubeler gömülerin çoğunun kayaların içi oyularak kaya içine sakladıklarını göstermektedir.

İnsanlar yaşadıkları topraklar üzerinde sürekli bir takım izler bırakırlar ve bırakmaya da devam etmektedirler.

İşaret çözmede önce ihtiyaç duyulan şey; görülen rastlanılan figürün define olup olmadığıdır, kayalar üzerine yapılan bir takım şekiller iş olsun diye yapılmamıştır bunların birer amacı vardır, bunlar içinde dini sembolize eden, kabileyi sembolize eden, yerel beyi sembolize eden kralları sembolize eden ırkları sembolize eden bir takım kaya damgaları kullanılmıştır, gömü işaretlerini bunlarda ayırt edebilmek için eski insanların davranışlarını dinlerini gelenek ve göreneklerini çok iyi bilmek gerekir. her işaret define değildir.

Gömü işareti bir alfabe bir matematik kuralı dahilinde inşa edilmişlerdir. Bu nedenle gömü işaretleri zincirleme birden fazla olmalıdır.

işaretlerden uygulanan genel mantık; gömünün işarete olan uzaklığı, derinliği bazen miktarı bazen de saklama biçimi şeklinde alfabetik ve matematiksel bir mantık hakimdir.

İşaretleri çözerken aşağıdaki sorulara cevap aramalıyız.

1- Gömü var mı?
2-Nerede?
3-Ne kadar uzaklıkta?
4-Hangi yönde ?
5-Ne kadar derinlikte
6- gömünün saklandığı mekanın şekli nasıldır?

bu açıklamalarda sonra sorularınıza aşağıdaki gibi davranarak cevap bulmamız lazım .

1- Her işaretin bir dili vardır bu dil işaretin oluşturan şekillerin özellikleridir.

Örneğin bir kaya üzerine çöreklenmiş oyma bir yılan olsun, önce yılanın özelliklerini sıralayarak çözmeye çalışalım, Yılanın özelliklerinde bir tehlike anında karanlık kuytu bir yere kaçar bu yer ya bir deliktir yada bir kaya altıdır, yılanın duruşu hareketsiz çöreklenmiş sabit başka hiç bir emare yok o zaman yılanın bulunduğu kayanın altına bakmamız lazım, yılanın diğer bir özelliği savunma silahı zehirdir. o zaman gömüde tuzak olabilir düşüncesi ile yaklaşmalıyız,

2- İşareti kullanan toplum hakkında sosyoekonomik yönde inanç yönünde bilgi toplamak

3-İşaretli kayanın etrafında çevresinde yüzey araştırması yapmak, insan tarafında müdahale edilen bu katmanları keşfetmek okumak bir çok kez insana nokta buluşu sağlar. çevresinde dikili birbirine yaslatılmış kayalar, tümsek, çukur gibi izleri aramamız lazım

4- bu bilgilerden sonra yinede işareti çözemedik diyorsanız bu konulardan tercube edinmiş insanlardan yardım isteyiniz. İşaretleri koruyunuz kırmayınız kırana müdahale ediniz,

Define kazıları ameliyata benzer, işin ehli bir cerrah ameliyattan önce gereken tüm tahlilleri yapar.

Nazi Altınları Efsanesi Definecilerin İştahını Kabartıyor



Nazi Altınları Efsanesi Definecilerin İştahını Kabartıyor.



İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazilerin bir göle bıraktığı öne sürülen tonlarca altın yeniden gündemde.

Define avcıları, bu kez ileriteknolojikullanarak köşeyi dönme peşinde.



Sayısız roman ve filme konu olan “Nazi altınları efsanesi” aradan geçen yıllara rağmen define avcılarının hayalini süslemeye devam ediyor.



İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru, Nasyonel Sosyalizm rejiminin komutanları tarafından gizlendiğine inanılan tonlarca altın ve platin, bir İngiliz grubun iddialarıyla yeniden gündeme geldi.



Alman basınında yer alan haberlere göre, İngiliz define avcıları, Koblenz kentindeki arşivlerde bulunan eski Nazi dönemi belgelerinden yola çıkarak, Adolf Hitler'in sağ kolu Hermann Göring'in tonlarca altını Stolpsee gölüne gömdüğünün neredeyse kesin olduğu sonucuna ulaştı.



Eckard Litz adlı dönemin görgü tanığının söylediklerine de yer verilen haberlerde, bu kişinin, "Toplama kampından 20 ila 30 esirin, ağır sandıkları şişme botlara taşımak zorunda bırakıldığını gördüm. Bu botlar 6 kez gölün ortasına kadar gitti ve sandıklar burada göle atıldı. Karaya döndükten sonra esirler yan yana sıralandı. Son gördüğüm, bu kişilerin makinalı tüfeklerle ateş edilerek öldürüldüğü oldu" dediği kaydediliyor.



Yıllar önce de denendi



Nazi altınlarının Stolpsee gölüne gömüldüğü iddiası bundan yıllar önce de gündeme gelmiş, eski Doğu Alman (DDR) rejimi de gölde define aramıştı.



1981 yılında, dönemin Doğu Alman gizli servisi Stasi'nin şefi Erich Mielke tarafından “Güz Rüzgârı” kod adıyla gerçekleştirilen define operasyonu başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Gölün tabanının çamurla kaplanmış olması ve o dönem ileri teknoloji araçların bulunmaması nedeniyle sonuç alınamamıştı.



İngiliz define avcıları bu kez özel denizaltı ve ileri teknoloji ürünü araçları da kullanarak gölde dalışlar gerçekleştirmeyi planlıyor.



Define Arama Sistemleri

DEFİNE ARAMA SİSTEMLERİ

Yer altında bulunan işlenmiş yada işlenmemiş metalleri bulmada kullanılan elektronik yada elektronik olmayan sistemleri tek tek inceleyelim.

Elektronik Cihazlar

Dedektör Sistemleri : Dedektör sistemleri, gaz,sıvı ve katı halde bulunan maddeleri özelliklerine göre diğer metallerden ayırabilen elektronik sistemlerdir. Bu


sistemler kullanılacak işe ve alana göre ayrı ayrı tasarlanır. Mayın bulmak için tasarlanmış bir dedektörle altın yada gümüş gibi metalleri bulmanız imkansızdır.O zaman definecinin kullanacağı dedektör geniş amaçlı bir tasarım olması gerekmektedir, Altın, Gümüş, Bronz, Bakır, Demir gibi madenlerin yanında boşluk kemik gibi ve hatta bu metallerin oksit gazını da tespit etmeli ve derinden algılamalıdır.



Bu tür cihaz yer altında gelen ve bulmak istediğimiz metalin manyetik frekansını yakalama okuma ve cinsine göre ayırım yapabilecek şekilde tasarlanmalıdır.Dedektörlerin önemli unsurlarından biride "toprak ayarı" dır bu yara arama başlığının dolaştığı yerde değeri olmayan metallere yada küp parçaları içinde bulunan metal parçalarına ait zayıf frekansları es geçme olayıdır. toprak ayarı denilen sistem yoksa kullanıcı durmadan sinyal alacak ve başarısız kalacaktır. Dedektör tasarımının yanı sıra kullanıcının deneyim ve bilgi sahibi olması şarttır,

Dedektör sistemi yer altına sinyal gönderemez, arama başlığı yeryüzüne yayılan yaklaşık 10 Cm yüksekliğindeki Metallerin yaydığı manyetik frekanslarını yakalar. Siz arama başlığını 10 cm den yüksek tutarsanız dedektörün yayılan frekansı yakalama şansı ortadan kalkar. Kullanımla ilgili önemli konulardan biride sıcaklıktır. Gün sıcaklığı 15 ile 25 derecelik ısı arasında iken arama yapılmalıdır.

Definecilik masraflı bir hobidir bu nedenle araştırma yapmadan önce çok güzel hesaplamalar yapılmalıdır.

Unutmayın ki dedektör defineyi bulmaz, sizin bulduğunuzu teyit eder, hedef noktayı test eder. Bunun içinde büyük masraflara katlanmanızı tavsiye etmiyoruz. Bulmada, size tarih bilgileriniz yardımcı olacaktır.

Alan Tarama Sistemleri : Bu sistemler daha geniş çaplı alanı taramakta ve nokta tespitini kademeli olarak yapmaktadır. Dedektör sistemlerinden daha avantajlı olarak görülmektedir, dijital ekran ve metallere göre ayırma özelliğine sahiptir, uygun tasarımlı olanları alıp kullanmanızı tavsiye ederiz, y alırken kalite ve garanti belgesinin olmasında dikkat etmek gerekir.

Kamera Sistemi: Definecilikte kullanılacak en ideal sistemdir. Bir video kamere yapısında olup, iki adet yardımcı antenle çalışan, kapalı alandaki görüntüyü ve sesi çok derinlerden algılayan, kaydeden daha sonra bilgisayar ortamında görüntüler hakkında değerlendirme yapma imkanı olan bir sistemdir.

Çubuk Sistemleri: Muhtelif metallerden imal edilmiş, elde çalışan elektronik olmayan, görünüşte basit olan bir sistemdir. Bu sistemin avantajı kadarda dezavantajı vardır. bir çok sorunları olan bir sistemdir, Çünkü toprak içinden binlerce çeşit mineraller var bunları yakalama yorumlama ve ayrıma gibi bir özellikleri bulunmamaktadır. Başka dezavantajı; güneş patlaması, kutup bölgeleri; atmosferik olaylar, yüksek gerilim hatları, uydu araçlarından gönderilen (TV ve Cep Telefonları Gibi) bir çok sinyaller bu sistemin sağlıklı çalışmasını büyük ölçüde etkilemektedir.

Define Haberleri


Tarihi havuzda define avı

Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Koruma ve Güvenlik Müdürü'nün, Halkalı'daki Roma'dan kalma Kleopatra havuzunda kompresörlerle define aradığı iddia edildi.

Halkalı'da Roma döneminden kalma ve Kleopatra'nın süt banyosu yaptığına inanılan havuzun da bulunduğu tarihi bölge, geçmişte defalarca define avcılarının talanına maruz kaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 20 yıl önce tarihi bölgeyi yanıcı ve patlayıcı maddelerin depolandığı 350 dönüm arazinin sınırları içine katarak koruma altına aldı.

İTFAİYE ERİ FARKETTİ

Ancak bu defa da bizzat bir belediye çalışanının, söz konusu bölgede define aradığı iddia edildi. İddiaların göbeğindeki isimse, 15 gün önce bir gece yarısı dev kompresör ve projektörlerle havuzun ortasını kazdığı öne sürülen İBB Kontrol Daire Başkanlığı'na bağlı Koruma ve Güvenlik Müdürü İsmail Özbek. Depoların bulunduğu alana zaman zaman denetim için gelen İsmail Özbek, havuzun altında üç ton altın bulunduğu söylentilerine dayanamayarak kazı yapmaya karar verdi ve iki gün boyunca aramalarını sürdürdü. Yine iddiaya göre yanıcı maddeler nedeni ile itfaiye teşkilatından da bir ekibin nöbet tuttuğu kurumda görevliitfaiye eri Sezgin Şen, olayı fark ederek merkeze bildirdi. Bunun üzerine kazıyı durduran müdür hızla çukuru kapatarak havuzu yeniden suyla doldurdu. Olayın ardından zabıta müdür yardımcılığına atanan Özbek'in daha önce de mezarlıklar müdürlüğünde görevliyken, sahipsiz mezarları başkalarına satmaktan dolayı disiplin cezası aldığı öğrenildi.

'İFTARA GİTMİŞTİM'

Olayla ilgili yürütülen soruşturma sonucunda olay gecesi görev yapan güvenlik görevlisi Bayram Aksoy sorumlu bulunarak kendisine uyarı cezası verildi. Özbek'in yerine ise Mehmet Comcuoğlu müdür olarak atandı. Müdür İsmail Özbek ise iddiaları yalanlayarak söz konusu gece, olay yerine denetleme ve iftara katılmak amacıyla gittiğini belirtti. Özbek "İftardan sonra oradaki görevli arkadaşlardan biriyle havuzun etrafında gezerken, bazı arkadaşları havuzun içinde gördüm. 'Orada ne yapıyorsanız hemen kapatın, çünkü yasal değildir' dedim. Kontrol daire başkanına da gerekli bilgileri verdim. Ben görevimi yaptım, bir kabahatim yok "diye konuştu.


Allianoi kazısında define heyecanı

İZMİR'İN Bergama ilçesi yakınlarında, Yortanlı Barajı'nın suları altında kalacak Allianoi Antik Kenti'ndeki kurtarma kazısında altın sikkeler bulundu. Allianoi Kazı Heyeti Başkanı Doç. Dr. Ahmet Yaraş şunları söyledi: "Kazı çalışmasında, Geç Roma Çağı'nda İmparator Focas dönemine ait 8 altın sikke bulundu. Son derece iyi korunmuşlar. Bu sikkelerden 1998 yılında 10 adet, 2001 yılında 1 adet bulunmuştu. Bugüne kadar Bergama Müzesi'ne envanterlik ve etütlük değerde toplam 11 binin üzerinde gümüş ve bronz sikke teslim edildi."


-------------------------------------------


392 milyon YTL verdi, defineli arsa ’TOBB İstanbul’ olacak

Emlak Konut’un Zeytinburnu’ndaki 73 bin metrekarelik ’defineli arsa’ ihalesine en yüksek teklifi 392 milyon YTL ile TOBB verdi. TOBB, ihale onaylandıktan sonra bu arsaya ’TOBB İstanbul Kompleksini’ inşa edecek.

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ’ye (Emlak Konut) ait ve define arama iddialarıyla gündeme gelen Zeytinburnu’ndaki iki ayrı arsanın ihalesinde, büyük parsel olan 73 bin metrekarelik kısma en yüksek teklifi verdi. TOBB’un bu arsayı ’TOBB İstanbul Kompleksini’ inşa etmek için almak istediği belirtildi. Kadıköy Ataşehir’deki Emlak Konut Genel Müdürlüğü’nde yapılan ihalede, 73.015,5 metrekarelik iki parsel, açık artırma yöntemiyle ayrı ayrı satışa sunuldu. 73 bin metre karelik arsaya en yüksek fiyatı TOBB verdi. TOBB, arazinin ihalesine, yüzde 18 KDV hariç 392 milyon YTL teklif verdi. Diğer 15 bin 550 metrekarelik arsaya ise en yüksek teklifi yüzde 18 KDV hariç 87 milyon YTL peşin bedelle Ottoman Emlak İnşaat verdi. Her iki arsanın satışı için düzenlenen ihaleye, TOBB dışında 5 yerli firma katıldı.

LEVENT’TEN SAHİLE: Emlak Konut’un, Zeytinburnu arsasına en yüksek teklifi veren TOBB, satışın onaylanmasından sonra buraya, "TOBB İstanbul Kompleksini" inşa etmeyi planlıyor. Arsanın büyük bölümüne yapılacak kompleks, şu anda Levent’teki TOBB Plaza’ya sığmayan birçok birimi bir araya toplayacak. Emlak Konut’a ait Zeytiburnu arsalarının satıştan elde edilecek toplam 565 milyon YTL dolayındaki gelirle Konut Edindirme Yardımı ödemeleri yapılacak.

DEFİNE PAYLAŞILACAK: Zeytinburnu’ndaki arsada "devletin define-altın arayacağı" iddia ediliyordu. TOKİ iştiraki Emlak Konut ise tapuya "Define bulunması halinde bu definenin yüzde 50’sinin devlete, yüzde 25’nin arsa sahibine ve yüzde 25’inin de Emlak Konut’a ait olacağına dair bir şerh konulacağını bildirmişti. İhale öncesinde tapuya söz konusu şerhin konulduğu öğrenildi.

’Satılan arsada 10 milyar dolarlık altın var’ iddiası

TOBB’un en yüksek teklifi verdiği arsada nominal değeri 2 milyar doları, antika değeri 10 milyar doları bulan altın olduğunu iddia ediliyor. İddiaya göre Almanlar Birinci Dünya Savaşı sırasında, yenilgi ihtimalini düşünerek hazinelerinin bir kısmını Yavuz ve Midilli Zırhlısı ile İstanbul’a göndermişler. Altınlar bu alan içindeki mağaralara gömülmüş. Almanlar savaşı kaybedince hazine burada kalmış ve unutulmuş. Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman Goeben ve Breslau Zırhlıları, İstanbul’a sığınmış, gemilerin, Osmanlı tarafından satın alındığı açıklanmıştı. O güne kadar savaşta tarafsız kalan Osmanlı, Rusya ve İngiltere’yi kızdırmıştı. Yavuz ve Midilli isimleriyle Karadeniz’e açılan gemiler Odessa ve Sivastopol limanlarını bombalamıştı. Osmanlı Devleti de bu nedenle Birinci Dünya Savaşı’na girmiş sayıldı.


-------------------------------------------



Definenin böylesi görülmedi

Define avcıları İngiliz korsanların bundan 300 yıl önce sakladığı 10 milyar dolarlık İnka altınlarının peşinde

Bir grup bilimadamı Pasifik Okyanusu'ndaki bir adada dünyanın en değerli korsan definesini arıyor. Dünyanın en tanınmış define avcılarından Hollandalı Bernard Keiser'in başkanlığındaki ekip aradıkları hazinenin değerinin 10 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor.

Hazinenin ünlü korsan George Anson tarafından 1716 yılında Şili kıyıları önündeki Robinson Crusoe adasına saklandığı rivayet ediliyor. Efsanevi hazine, İnkaların altınlarından oluşuyor. George Anson bu hazineyi, onu İnkalar'dan çalan İspanyollardan ele geçiriyor. İspanyol gemileri hazineyi geri alabilmek için bütün denizlerde Anson'ın ve gemisi 'Unicorn'un peşine düşünce de saklamak için bu adaya gömüyor.

Robinson Crusoe adası yüzyıllar boyunca korsanların üssü olmuş. Adaya yanaşan korsanlar burada gemilerini tamir etmiş ve taze su depolamış. 1704 yılında İskoçyalı korsan Alexander Selkirk, kaptanıyla münakaşa edince ceza olarak adaya bırakılmış. Selkirk adada 5 yıl tek başına yaşam savaşı vermiş. Selkirk'in hatıraları Daniel Defoe'yüa ünlü romanı Robinson Crusoe'yu yazmak için esin kaynağı olmuş. Adaya 1966 yılında bu nedenle 'Robinson Crusoe' adı verildi.

Define avcıları eğer aramalarında başarılı olurlarsa, İnkalar'ın altınının dörtte birine sahip olacaklar. Definenin geri kalan kısmı aramalara izin veren ve sürekli kontrol altında tutan Şili hükümetine gidecek.


-------------------------------------------


Ahtapottan define çıktı

GÜNEY Kore’de Japon denizinde avlanmakta olan Koreli balıkçı Kim Yong-Chul, ağlarına takılan bir ahtapotun solungaçları arasında 12’nci yüzyıldan kalma çok değerli çanak çömlek parçaları buldu. 900 yıllık parçaların Koryo Hanedanlığı zamanında kraliyete ait batan bir gemiden deniz dibine dağılmış olabileceği açıklandı.


-------------------------------------------


Sultanahmet'te define aradılar

Sultanahmet'teki tarihi mezar içinde define arayan 4 kafadar yakayı ele verdi. Eminönü'nde geçtiğimiz ay meydana gelen olayda, Tavukhane Sokak üzerindeki tarihi mezardan sesler geldiği ihbarı alan polis, Muhammet Ö., Eyüp Ö., İrfan Y. ve Ramazan Ç.'yi gözaltına aldı. Yapılan aramada, mezarın 2 metrekarelik bölümünün kazıldığı tespit edilirken, levye ve bir çapa ele geçirildi. Sorgulanan define avcıları, ilk ifadelerinde, altın ya da tarihi eser bulabilecekleri duyumu almaları nedeniyle mezarı kazdıklarını itiraf etti. Adliyede suçlamaları reddeden zanlılar, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ancak dosyayı kapatmayan savcılık, zanlılar hakkında, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Ali OKTAY / İSTANBUL


------------------------------------------


TARİH KAÇAKÇISI ARKEOLOG

İstanbul'da, Mehmet Şahin isimli arkeolog, M.Ö 4. yüzyıl Hellenistik döneme ait üzerlerinde Yunan tanrılarının cinsellik ve savaş sahnelerinin bulunduğu pişmiş topraktan yapılma 8 parça tarihi eseri satmak isterken yakalandı. Şahin hakkında, başka bir suçtan gıyabi tutuklama kararı bulunduğu bildirildi.


-------------------------------------------


Define merakı Türkiye'yi sardı

Kolay yoldan zengin olmak isteyenler, define peşine düştü. Tonlarca altın bulunduğu iddiasıyla Konya'da bir mağara ile Edirne'de Belediye Binası'nın bahçesi kazıldı. Önceki gün de Bartın'ın Amasra İlçesi açıklarında binlerce altın ve gümüş sikkeyle battığına inanılan bir Osmanlı gemisinin çıkarılması için planlar yapıldığı gündeme geldi.

Benzeri bir gelişme bugünlerde Adana'da yaşanıyor. Kıbrıs Rum Kesimi'nin eski liderlerinden Makarios'un da doğum yeri olduğu iddia edilen Feke İlçesi'nin Gürümze Köyü'nde, Niğdeli Bayram A., Müze Müdürlüğü'nden ruhsat alarak, 120 metrekarelik alanda define kazısı başlattı. Bayram A.'nın, Kurtuluş Savaşı sırasında Gürümze Köyü'nde çıkan çatışmada bir kız çocuğu dışında tüm Rumların öldüğü, hayatta kalan ve daha sonra İstanbul'a yerleşen kızın ise savaştan hemen önce köyde 'Yedi katır yükü altın gömüldüğü' yolundaki anlatımından yola çıkarak köyde kazı yaptırdığı öğrenildi. Jandarma ve Müze Müdürlüğü personeli nezaretinde yapılan kazıyı sekiz işçi yürütüyor. Bayram A. kazdıkları yerde gömüye rastlamamaları halinde yeni ruhsatlar alarak başka bölgelerde de arama yapacaklarını söyledi. (AA)


-------------------------------------


Atlantik'te 'define' avı

Polis ve uluslararası uyuşturucu mafyası, Roddy McLean adlı kaçakçının ölmeden önce Azor Adaları'nın açıklarına gömdüğü sanılan 10 milyon sterlinlik esrarı arıyor.

Konteynerin İçinde
Uluslararası uyuşturucu mafyası hummalı bir şekilde, Atlas Okyanusu'nda 'define' arıyor. İngiliz uyuşturucu kaçakçısı Roddy McLean'in ölmeden kısa süre, Azor Adaları'nın açıklarına 10 milyon sterlin değerinde (Yaklaşık 25 milyon YTL) esrar sakladığına inanılıyor. Bir dönem İngiliz Gizli Servisi MI5 için casusluk yapmakla da suçlanan 'Temel Reis' lakaplı McLean'in esrarı, su geçirmez konteynerler içinde denize attığı düşünülüyor.

İpucu Kitapta
Polis ve mafya, Roddy McLean'in hayatını anlatan 'Cut-Throat' adlı kitapta, esrarın saklandığı yer hakkında ipuçları bulunduğuna inanıyor. McLean'in yeğeni tarafından yazılan kitaptaki 'İpucunun yardımıyla hazinemi bulacak ve Fas'ın çok iyi korunmuş üç tonluk nadide parçasına sahip olacaksın' cümlesi, dikkat çekiyor. Kitabı yazan Wayne Tallon ise, esrarın gömüldüğü yeri bilmediğini söylüyor.


-------------------------------------


Define yüzünden savaş çıkacak!

Dört milyar dolarlık yüküyle 1694'te Cebelitarık'ta batan Sussex adlı gemi, İngiltere ve İspanya arasında krize neden oldu. İki ülke de definede hak iddia ediyor.

765 metre derinde
1694'te dört milyar dolarlık yükle Cebelitarık'ta batan savaş gemisi Sussex, İngiltere ve İspanya arasında krize neden oldu. Bugüne kadar kimsenin çıkaramadığı hazineye ABD'li bir şirket ulaşınca, iki ülkenin arası iyice açıldı. İspanya hazinenin kendi karasularında olduğunu iddia etti. İngiltere ise İspanya'nın hak talebine, Sussex'in İngiliz gemisi olmasını göstererek itiraz etti.

ABD'Lİ ŞİRKET ÇIKARACAK
İSPANYA uluslararası arenada, 10 ton altın ve 100 külçe gümüşten oluşan gemi enkazını çıkarmaya çalışan Odyssey şirketinin faaliyetlerini durdurmaya uğraşıyor. Cebelitarık'a hükmeden İngiltere'nin hazineyi çıkarmak için ABD'li bir şirketle anlaşması, İspanya yönetimini çileden çıkarıyor. Yetkililer, Sussex'in dünyanın en değerli hazinesi olduğunu söylüyor.


-------------------------------------


Büyülü define var mı?

Halk arasındaki söylencelerde 'büyülü defineler' diye bir inanış vardır. Bu definelere, kimsenin ulaşması mümkün değildir. İnanışa göre eğer o definenin yerini tespit edip çıkartmak istiyorsanız, ya ermiş bir hocaya ya bir medyuma ya da o definenin üzerindeki büyüyü bozacak birisine ihtiyacınız olacaktır. Definenin bulunduğu yer, size ya kül şeklinde ya bir yılan veya değişik şekillerde görünebilir. Bunun için yapılması gereken o büyünün bozulduktan sonra definenin oradan alınmasıdır. Peki 'büyülü' diğer bir deyişle 'sahipli' definelerin üzerindeki esrarengiz olay nedir? Büyülü defineler nasıl bozulur? Ne yapmak gerekir? İnanması güç ama, mutlaka size bir büyülü define hikayesi anlatılacaktır. 'Ben gözümle görmediğim şeye inanmam' diyenlere ise define arayanlar şöyle yanıt veriyor: 'Eğer, gerçekten siz cinler alemine inanıyorsanız, büyülü defineye de inanmanız gerekir. Kur'an'daki ayetlerde büyü kelimesi geçer, fakat büyü yapmak haramdır. O zaman büyü varsa, büyülü define niye olmasın?'

-------------------------------------


Cinler çarpar

Türk kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim Memiş Hoca, büyülü defineleri anlatıyor bize. Memiş Hoca'ya göre definelere, büyülü denmesinden ziyade 'sahipli' denmesi daha uygun. İnsanların define arama konusunda birbirlerini aldattıklarını ve sanki yeryüzünün her santim toprağında altın ve hazine varmış gibi davranıldığını belirten Memiş Hoca, bir takım kötü niyetli insanların ellerindeki haritaları eskitilmiş şekle sokarak başka insanlara sattıklarını söyledi. Bir kişinin, yasal yollardan şüphelendiği yerdeki defineyi almasının mümkün olduğunu anlatan Memiş Hoca, çoğu hazinelerin de cinler tarafından korunduğunu kaydetti. Memiş Hoca,' Cinler tarafından korunan defineleri, herhangi bir insanın ortaya çıkartması ve o yerde çalışması imkansızdır. Aksi takdirde cinler, o insanlara zarar verir ve hatta orada bulunan kişiler ya felç olur ya aklını kaybeder ya da ölebilir. Çünkü oradaki hazine, cinlerin kendi nafakalarıdır ve onlara aittir' dedi.

Türkiye ekonomisi düzelir

Müslüman cinlerle irtibat halinde olan bir kimsenin sahipli definelerin yanında mutlaka bulunmasının gerektiğini anlatan Memiş Hoca, kendisinin cinle korunan defineleri çıkarabileceğini söyledi. 'Devlet izniyle ve belirli bir anlaşmayla oradaki hazineleri çıkarabilirim' diyen Memiş Hoca, sözlerini şöyle sürdürdü,' Bir insan böyle bir şüpheyle bana gelirse, ilk önce kendisinden resmi belge almasını isterim. Ve benim de bir emeğim olacağından nafakamı da belirtirim.

Noter kanalıyla özel sözleşme yapıldıktan sonra oraya giderim. Devletin kontrolünde çalışma yapılır. Abdestimi aldıktan sonra iki rekat namaz kılarım. Tütsüler yanar ve tesbihat yapılır. Kendi cinlerimle irtibat kurar ve çalışmaya başlarım. Bir horoz getirildikten sonra onu keser ve duaları okurum. Eğer gerçekten hazine varsa onu oradan çıkartırım. Kimse böyle bir şeye kalkışmasın. Yoksa cinlerin intikamı çok kötü olur. Bu tür olaylara çok inanmak gerekir. Bakanlar Kurulu bana yetki versin, Türkiye'nin ekonomisini düzelteyim.'


------------------------------------------


Piskoposun sözleri gerçek mi?

Hıristiyan aleminin çok ünlü bir piskoposu ölüm döşeğinde, kendisini bekleyen rahiplerden birini yanına çağırır ve 'Türkiye'de yaşayan insanlar, yemeklerini altın kaşıkla yemeye başladılar mı?' diye sorar. 'Hayır' cevabını alan piskopos, 'Türkler, demek ki hala yaşadıkları toprakların altında neler olduğunun farkında değiller' diye karşılık verir.

Akın akın ülkemize geldiler

Kısa süre sonra hayatını kaybeden piskoposun yazılarını inceleyen rahipler, dehşete kapılırlar. Çünkü, kutsal kitapları İncil'in bazı bölümlerinde de yer alan ifadelere göre; Türkiye'deki topraklar, binlerce ton altınla gömülüdür. Gerçekliği tartışılabilecek, tanıklarının itirafı mümkün olmayacak bu olaydan sonra tarihin ilk devirlerinden bu yana medeniyetlerin merkezi olan Türkiye'nin her köşesine özellikle Hıristiyan turistler, gezi gerçekleştirirler. Geliş amaçlarını ve gezdikleri yerleri kimsenin bilmediği bu kişiler, mezarlıklar, kilise kalıntıları, tarihi eserler, çeşmeler, su değirmenleri ve eski yollar ile asırlık çınar ağaçlarının fotoğraflarını çekerler ve bilgi edinirler. Evet, her yıl ülkemize binlerce turist geliyor ve dağ-taş demeden her tarafı geziyorlar. Türkiye'de 10 gün kalıyorlar, 15 gün sonra gidip tekrar geliyorlar. Niçin geldikleri bilinmez ama, Türkiye'nin doğal zenginliklerini, turistik yerlerini çok iyi bildikleri ve ülkemize iyi döviz bıraktıkları kesin.


--------------------------------------------


Defineciler sponsor arıyor

Defineciler, bazen varını yoğunu bu işe yatırıyorlar. Ellerinde ne var ne yoksa satıyorlar. Öyle ki define arama umudundan vazgeçmeyen bu insanlar, parasız kalınca arama çalışmaları için sponsor bile arıyorlar.

Mudanya'nın Eğerce sahillerinde 5 gün boyunca iş makinaları ile aranan 4 bin kiloluk Osmanlı hazinesi bulunamadı. Ancak altın hayali ile resmi arama çalışmalarını yürüten Başaran Mahallesi eski muhtarı Avni Kuş, kasanın çıkartılması için devlet yetkilileri ve zenginlerden destek bekliyor.

67 ortaklı kazı

Bursa'dan 67 arkadaşı ile birlikte Mudanya'nın Eğerce sahillerinde Osmanlı hazinesini arayan 55 yaşındaki Avni Kuş, Türkiye ekonomisinin düzelmesi için bu kasanın çıkartılmasının faydalı olacağını söyledi. İngilizlerin Osmanlı'dan çaldıkları ve içinde 4 bin kilo altın bulunan kasayı Eğerce yakınlarında yakalanacaklarını anlayınca denize bıraktıklarını ileri süren Avni Kuş, 1991 yılında ellerinde harita ile bölgeye gelen 2 Ermeni'nin denizi tarayıp gittiklerine dikkat çekiyor.

5 milyar gitti

Daha sonra köyden devasa kasayı görenlerin olduğunu, kapı zannettikleri kasanın, parlayan halkasına halat takıp çekmeye uğraşanların bulunduğunu anlatan Avni Kuş, 'Biz bu parayı paylaşma hayalinde değiliz. Önemli olan dedelerimizden kalan bu paranın Türkiye ekonomisine katkısının olmasıdır. Her gün yapılan zamlardan kurtuluruz. Devlet yetkililerine sesleniyorum: Bu sahilde görülen kasayı bulmak için fazla bir masraf etmeye gerek olmadan, iş makinaları ile çalışmalara destek olsunlar. Temmuz - Ağustos aylarında sahildeki kumlar daha fazla çekilecek. Bu dönemde çalışma yapıp kasayı çıkartalım. Devlet bu para ile rahatlasın. Bizim bir beklentimiz yok. Biz arama çalışmaları için 5 günde 5 milyar lira harcadık. Ancak gücümüz buna yetti. Kasa hem denizde hem de kumların içerisinde bunu çıkartalım' diye konuştu.


--------------------------------------------


Muhteşem define

Ticaret gemilerinin kabusu, efsane korsan Kaptan Kid'in 225 trilyon değerindeki hazinesi Hint Okyanusu'nda 10 metre derinlikte bulundu

Hint Okyanusu'nun efsane korsanı Kaptan Kid'in yüzyıllar önce batan 'Adventure Galley' adlı gemisindeki hazine bulundu. Madagaskar açıklarındaki Saint Marie Adası'nın kıyısında, 10 metre derinlikte asırlardır duran batıktaki yüzlerce altın ve gümüş para ile değerli eşyayı Barry Clifford adlı ABD'li maceraperest çıkardı.

İngiliz sicimiyle asılmıştı

Batıktan aldığı parçaları tarihçilere inceleten Clifford, 225 trilyon lira değerindeki definenin, ünlü korsan Kaptan Kid'in (1640-1701) gemisine ait olduğunu kanıtladı. Trilyonluk definenin artakalan bölümünü de çıkarmayı planlayan Clifford, bulduğu tarihi eşyalarla gemi parçalarını Boston'da kendisine ait 'Korsan Müzesi'nde sergilemek istediğini açıkladı. Kaptan Kid, 1701'de İngilizler tarafından yakalanıp Londra'da asılmıştı.


--------------------------------------------


Çatalca'da define avcıları yakalandı

Çatalca'nın İnceğiz Köyü'ndeki SİT alanında define arayan 7 kişilik şebeke jandarmanın operasyonu sonucu yakalandı. Çıkarıldıkları mahkemece tutuklanan yedi kişinin İGDAŞ'a iş yapan taşeron firmada çalıştıkları belirlendi.

Hafta sonunda İnceğiz Köyü'ne gelen Ramazan U. (32), Yılmaz D. (33), Zihni A. (58), Mehmet Latif U. (37), Hüsnü G. (51), Orhan U. (28), Oktay U. (32) adlı kişiler piknik yapıyormuş gibi gözüküp ellerindeki kazma ve küreklerle 15 metre kuyu kazdılar. Daha önce burada dedektörlerle inceleme yapan şebeke elemanları çevredeki köylüler tarafından Çatalca Jandarma Karakolu'nu ihbar edildi. Sorgularında kazı yaptıklarını inkar ederek mağaralar bölgesinde piknik yapmaya geldiklerini söyleyen şahıslar 'Biz İGDAŞ'ta kazı yapan bir taşeron firmada çalışıyoruz. Buraya piknik yapmaya geldik' dedi. Karakoldaki ifadelerinin ardından Çatalca Adliyesi'ne sevk edilen şahıslar savcılıkta verdiği ifadelerde suçlarını itiraf etti ve Çerkezköy Cezaevi'ne gönderildi.


--------------------------------------------


Define için tarihi köprüyü yıktılar

Samsun'un Bakacak ve Karaperçin köylerini arasındaki Değirmendere üzerinde bulunan tarihi kemer köprü, define uğruna kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından dinamitlenerek yıkıldı. Yüzlerce yıllık tarihe sahip olduğu bildirilen ve kesme taştan inşa edilmiş kemerli köprünün yıkılmasıyla birlikte Karaperçin ve Bakacak köylerini birbirine bağlayan iki yoldan birisi de kullanılamaz hale geldi. Su seviyesinden yüksekliği yaklaşık 15 metre, iki yaka arasındaki açıklığı ise yaklaşık 25 metre olan tarihi köprünün dinamitlenmesi üzerine soruşturma başlatıldığını belirten Kaymakam Ahmet Turan, köprünün muhtemelen define aramak amacıyla dinamitlenmiş olacağını belirtti.

Böylesini görmedik

Kaymakam Turan şunları söyledi: 'Bu bölgede yoğun bir define arama talebi var. Sanırım köprüyü de bu maksatla havaya uçurdular. Olayı soruşturuyoruz. Yerleşim birimlerine uzak olması nedeniyle bu işi kolaylıkla gerçekleştirmiş olabilirler. Henüz bir ipucu elde edilemedi.'

İl Kültür Müdürlüğü yetkilileri ise olayla ilgili olarak Müze Müdürlüğü'nün raporunun beklendiğini kaydederek, 'Çok sayıdaki tarihi eserin defineciler tarafından tahrip edilmesine rastlanıyordu, ancak bugüne kadar benzer bir olaya rastlamadık' dediler.


--------------------------------------------


Altınların yarısı bizim

EDİRNE Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, atık su kazıları sırasında bulunan altının yüzde 50’sinin belediyeye verilmesi gerektiğini söyledi. Sedefçi, İller Bankası finansmanıyla Kirişhane’de Edirne Merkez Yağmur Suyu Toplama ve Kanalizasyon inşaatının yapıldığını ve altının bu alanda bulunduğunu hatırlattı. Bu bölgede bir küp altının gömülü olduğu iddiasının kendisine ulaştığını belirten Başkan, kazılarda 33 tarihi altın paranın bulunduğunu, daha detaylı bir arama yapılması gerektiğine inandığını söyledi.

DEFİNE ARAMAYA SON

Sedefçi, şöyle konuştu: “Sürekli hacizlerle boğuşan bir belediye olarak bu bizim için büyük bir şans. Daha önce de define bulmak amacıyla Edirne Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü bahçesinde kazı çalışması yapmıştık. Yanlış yerde kazı yapmışız. Sonuçta belediyenin mülkiyeti olan bir yerde altın bulundu, bildiğim kadarıyla yüzde 50’sini belediyeye vermeleri gerekiyor. Bundan sonra ben altın aramayacağım.”


Rumlar mı gömmüştü

İNŞAAT işçilerince bulunan altınların devamının çalınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. 1800 sonlarına ait olduğu belirlenen Osmanlı ve Avrupa’nın değişik ülkelerine ait 33 altın sikke, resmi kurumlara teslim edildi. Araştırmacı yazar Oral Onur, altınların Rumlara ait olduğunu, mübadele döneminde gömmüş olabileceklerini iddia etti.

Define prosedürü

BULUNAN definenin değeri Maliye Bakanlığı’nca tespit edilir. Arazi Hazine’ye aitse definenin yüzde 50’si Hazine’ye, yüzde 50’si define arayıcısına; özel veya tüzel kişilere aitse, yüzde 40’ı arayıcıya, yüzde 10’u arazi sahibine, yüzde 50’si de Hazine’ye verilir. Vatandaş tesadüfen define bulduysa, arama izni olmadığı için, definenin dağıtılmasında bu kurallar uygulanmaz. Arkeologların eser hakkında tarihi değer takdirinden sonra, bakanlıktan ödenek talep edilir ve hazineyi bulana ödül verilir.


--------------------------------------------


İmamın rüyası


Emekli İmam Rasim Yıldırım'ın rüyasında gördüğü 2 ton altına ulaşabilmek için 20 defineci kazı çalışması başlattı

Emekli bir imamın gördüğü rüya üzerine harekete geçen 20 hazineci, 2 ton altın bulma umuduyla define kazısı başlattı.

2 ton altın

Samsun'da, emekli İmam Rasim Yıldırım (62), bir gece rüyasında Hasköy Teknepınar yöresindeki eski bir değirmenin yakınında 2 ton altın gömülü olduğunu gördü. Yıldırım, rüyasını çevresindekilere anlattı. İmamın rüyası üzerine bir araya gelen, aralarında profesyonel definecilerin de bulunduğu 20 kişi, define aramak için Samsun Arkeoloji Müzesi'nden izin aldı. Müze Müdürlüğü, Milli Emlak Müdürlüğü ve jandarma ekiplerinin kontrolünde greyderlerle kazı çalışmaları başladı. Bölgede gömülü büyük bir define olduğunun söylendiğini anlatan emekli imam, bu amaçla daha önce de kazı yapıldığını belirtti. Yörede eskiden Rum ve Ermeniler'in yaşadığını anlatan Rasim Yıldırım, 'Buralarda bir yerde define var, buna eminim. Umarım rüyam doğru çıkar' dedi.

Hastalık halinde

Müze Müdürlüğü yetkilileri de, bugüne kadar çok sayıda kazı izni verdiklerini kaydederek, 'Vatandaş büyük umutla kazı izni alıyor. Ancak, sonuç hüsran oluyor. Bu işi hastalık haline getirenler var. Bu çok tehlikeli' dedi.


--------------------------------------------


Define kazan iki kişi göçük kurbanı

Sinop'ta kaçak define kazısı sırasında toprak altında kalan 2 kişi öldü. Erfelek ilçesinde kaçak kazı yaptıkları bildirilen 4 kişinin çalışmaları sırasında toprak kayması meydana geldi. Yaklaşık 6 metrelik çukurda oluşan göçük sırasında toprak altında kalan Nuriye Karataş (44) ve Hikmet Gedik (51) yaşamını yitirdi.


--------------------------------------------



Kaymakam Gölde Define Arandığı Haberlerini Yalanladı

Beyağaç Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Bazı Basın Organlarında Yayımlanan 'Defineciler Gölü Boşaltmaya Kalktı' ve 'Doğaya Hazine Talanı' Başlıklı Haberlerde, Kartal Gölünün Altın Heykel Bulmayı Umanlar Tarafından Kurutulup Kazıldığı Yönündeki Bilgiler Tamamen Gerçek Dışı Olduğunu Bildirdi.

Beyağaç Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, bazı basın organlarında yayımlanan 'Defineciler gölü boşaltmaya kalktı' ve 'Doğaya hazine talanı' başlıklı haberlerde, Kartal gölünün altın heykel bulmayı umanlar tarafından kurutulup kazıldığı yönündeki bilgiler tamamen gerçek dışı olduğunu bildirdi.

Kaymakam Öztürk, Cihan muhabirine yaptığı açıklamada daha önce 2004 yılında gölde hazine avcılarının kazı yaptığı haberlerinin medyada yer aldığını hatırlatarak, şimdikilerin de onların kopyası olduğunu ifade etti. Öztürk, "2004 yılında gölde yapılan bu tür kazıları bildiğimizden konu üzerinde hassasiyetle durulmuş, devamlı olarak İlçe Jandarma Komutanlığı ve Orman İşletme Müdürlüğü vasıtasıyla alan kontrol altına alınmıştır. Şahsım tarafından alan bizzat incelenmiş olup şu an için olağan dışı hiçbir durum sözkonusu değildir." dedi.

Çalışmaları sonucu Kartal gölünün kuruması bir yana, son yılların en yüksek su seviyesine ulaştığını belirten Kaymakam Öztürk, "Bundan sonra da konu hassasiyetle incelenecek ve gerekli çalışmalar devam edecektir." şeklinde konuştu.

Bazı basın organlarında, Denizli'nin Beyağaç ilçesindeki Sandıras dağının 2 bin metre râkımlı zirvesinde bulunan 3 milyon yıllık krater gölü Kartal'ın, çift başlı altın kartal heykeli bulmayı ümit eden define avcılarınca boşaltılmak istendiği yazılmıştı.

Mardin'de topraktan üçüncü küp çıktı

Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan, Kızıltepe ilçesinin Sürekli köyündeki kazı çalışmalarında, içinde kültür varlıklarının olduğu toprak bir kase daha bulunduğunu söyledi.

Müze Müdürü Erdoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kızıltepe ilçesine bağlı Sürekli köyünde yapılan kazılarla ilgili ilk etapta ele geçirilen altın, gümüş ve bronzdan sikke ve ziynet eşyalarının bir kadına ait olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını ancak kazı devam ettikçe ulaştıkları kültür varlıklarının gömü görüntüsü verdiğini belirtti.

Kazı yapılan alanda, içinde kültür varlıklarının olduğu üçüncü toprak kasenin bulunduğunu ve duvar kalıntılarına rastladıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''104'ü altın olmak üzere 300 dolayında, boncuk, bilezik ve ziynet eşyasından oluşan kültür varlığına ulaştık. Bunlar arasında gümüş ve bronz sikkeler de bulunuyor. Toprak kasedeki kültür varlıklarının yanı sıra duvar kalıntıları içerisinde küçük toprak kaseye daha ulaştık. Duvarın bir eve ait olduğu ve ev sahibinin ziynet eşyalarını ve mal varlığını duvar arasına avuç içi büyüklüğündeki toprak kaselerde saklamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyoruz. O zamanki koşullarda mal varlığını gömmüş diye düşünüyoruz. Şimdi duvar etrafında kazılarımızı genişleterek alanın niteliğini anlamaya çalışıyoruz. Toprak kaselerde bulunan kültür varlıklarının Bizans, İlhanlılar ve Eyyübiler dönemine ait olduğuna dair bilgilere ulaşıldı. Kazılarda MÖ 3000 yılına ait höyük izine rastlandı. Çalışmalarımız sürüyor.''

-KÖYLERİNE YOL VE SAĞLIK HİZMETİ İSTEDİLER-

Sürekli köylüleri, kanalizasyon kazıları sırasında ortaya çıkan gömüyle şaşkına döndüklerini, yüzyıllardır köyde tarihi eser değeri taşıyan sikke ve benzeri nesneye rastlamadıklarını söyledi.

Her yıl pamuk toplamaya gittiklerini, buradan kazandıkları parayla geçimlerini sağladıklarını belirten köylülerden Hamit Alkan, ''Yıllardır bir hazinenin üzerinde oturuyoruz da haberimiz yok. Devlet köyümüzü koruma altına almalı ve bize yeni yerleşim alanında ev yapmalıdır. Köyümüzde sağlık ocağı yok. Köydeki yollar bozuk. Devletin köyümüze yol ve sağlık hizmeti getirmesini istiyoruz'' dedi.


Elimde define var diyene kanmayın

Emniyet Genel Müdürlüğü, vatandaşları define dolandırıcılarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Emniyet Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde yer verilen duyuruda, son günlerde ülke genelinde define dolandırıcılığı olaylarının meydana geldiği hatırlatıldı.

Dolandırıcıların bu amaçla kendilerini özellikle asker arkadaşı ya da asker arkadaşının akrabası olarak tanıttıkları, ellerinde gömülü vaziyette içinde altın olan küp olduğu, ancak küpün büyülü olduğu, büyünün yurt dışında bulunan bir papaz tarafından bozulabileceğini söyledikleri belirtildi.

Uyarıda, bu şekilde sözlerle ikna ederek dolandırıcılık yapmaya çalışan kişilere itibar edilmemesi ve en yakın kolluk birimine müracaatta bulunulması istendi.

18 Ekim 2011 Salı

Define



Teknoloji Kullanımı

Modern defineciliğin teçhizat portföyünde olmazsa olmaz unsurlarında NOKTA TESPİT cihazlarıdır.

Teknolojinin ve bilgini yoğun kullanıldığı çağımızda, definecilik alanında mutlaka teknolojiden faydalanmalıdır. Teknolojinin avantajları yanında dezavantajları söz konudur bu nedenle bilgi+teknoloji birlikte kullanılmadır. Var sayalım elinizde mükemmel bir teknoloji var, Araştırma yapacağınız araziyi tanıyorsanız, iyi
seçememişseniz teknoloji size fayda vermeyecektir, Neyi? Nerede? Nasıl? arayacağınızı bilmeniz gerekir, Bunun için Arkeolojik ve jeofizik biliminde azda olsa bilgi sahibi olunması gerekir.

Piyasada birden çok markaya sahip cihaz ve dedektör satılmaktadır, biz burada marka yerine cihazların can alıcı yönü olan tasarımda kullandıkları malzemeyi öneriyoruz, Bir nokta bulma cihazı;dijital flaş bellekli ve bu belleğe kıymetli metallerin manyetik frenkaslarının yazılı olanları tercih edilmelidir. aksı olan bir cihaz sizi yarı yolda bırakır başarı sağlatmaz.

Definecilikte en ideal arma sistemi " kamera sistemleridir" bu sistemler hem pahalı hem de başlı başına eğitim alınmasını gerektirir, imkanları olanların bu sistemleri mutlaka kullanmalıdırlar.

Cihaz seçiminde mutlaka cihazların dilinde anlamak yada anlayan birinden yardım almak gerekir, yoksa satın alacağınız cihazla dağlarda çivi ve at nalı toplamaya devam edersiniz. Şunu unutmayınız, cihazlar gömüyü bulmaz, cihazlar sizin bulduğunuz bir takım şüphelerinizi test eder, ve işinizi kolaylaştırır.

Cihazları kullandığınız alan içinde herhangi bir sinyal alamdınız, ancak araştırma alanı içinde yüzeysel olarak belirli nişaneler var, rahat değilsiniz ve halen kafanızda soru işareti var ise o zaman alanı fotoğraflayın, kamera kullanarak alanı kare kare kameraya kaydediniz, elde ettiğiniz görüntüleri defalarca izleyerek çözüme gidiniz, çözemediniz o zaman bu konularda uzmanlaşmış birilerinden yardım isteyiniz.

En güzel yöntem Arkeoloji yöntemlerini kullanmaktır.

Antik Eserler













Tarihi Eserler

İşaret Nedir?

İŞARET (Epigrafi) : Bir tür şifreleme yöntemidir.Sakladığı varlıkları, değerleri herhangi bir tehlikeye karşı korumak ve sonrada gelip almaya yarayan şifreleme
düzeneği ile birlikte bir çeşit anlatım ve bir dildir. Bunlar oyma kabartma ve boyalama şeklinde günümüze kadar ulaşmıştır. Kayalara yapılan her figürün motifin mutlaka bir anlamı vardır. anlamsız manasız hiç bir emek sarf edilemez. ancak her kaya damgası da define için değildir. Direkt gömünün işareti olmaz . bunu unutmayalım.

Kaya damgaları mutlaka bize bir şey söylüyordur, yapım amacıda bu olmalı, örneğin kayalarda çoğunlukta gözüken yuvarlak oymalar mezarı işaret eder, bu oymanın yapılış amacı; Mezarın yanında ki kayaya oyularak içine yağ dökülüp yakılıyordu, Bu günkü mezarların üstünde yakılan mumlar gibi biz buna mumyalık desek daha mantıklı olacak. kare veya dikdörtgen oymalarda aynıdır. Bir ok yön için kullanılmıştır. Özetleyecek olursak her figür ancak özellikleri ile okunur. Örnek verecek olursak bir buğday başağı berekettir, bereketi sembolize etmişlerdir, direkt defineyi değil.
Her kaya damgası define olamayacağı kesindir. Buna göre bunları biz bir kategoriye ayrılarım

1- Devlet ve yöneticilerine ait damgalar.devleti ve devlet adamalarının makamlarını ve devlet sınırlarını sembolize eder
2- Dini kurum ve din adamlarına ait damgalar. dini ve din adamını sembolize eder
3- Kavimlere (aşiret) ait damgalar. kavmi sembolize eder
4- Şahısa ait damgalar. şahısı sembolize eder.
5- Süsleme sanatı . Sadece sanat içindir.

Defineler Nasıl Gömüldü?

Gömüler bilerek, zorunlu ya da sel, deprem vb. tabii afetler sonucu yeraltında kalanlar olmak üzere düşünülmelidir.

Dini Gömüleri: Eski uygarlıkların kilise veya benzeri tapınak yöneticilerinin zenginlikleri bilinir. Kiliseler belli dönemlerde Osmanlı topraklarındaki her tür bilgiyi kayıt altına almakta idiler. Halkın zenginliği-fakirliği, toprak sahipleri, ekilen-biçilen mahsul ve miktarları onlar için önemli idi. Osmanlı merkezi idareleriyle metropoliten ve bağlı birimleri arasındaki bütün bölgelerin irtibat ve münasebetleri gibi daha pek çok durum kilise kayıtları altında bulunmaktaydı. Kiliselerin içinde çoğunlukla var olan gizli bölmeler, papazların hem giriş çıkış noktaları ve hem de bu yerler saklama mekânı olarak kullanılmakta idi. Dolayısıyla ani saldırı ve işgaller esnasında bu tür belge ve paralar kaçırmaya fırsat bulunamadan çoğu zaman bulundukları yerlerde bırakılmışlardır. Kilise gömüleri içinde çoğu zaman ele geçen İncil ve haçlar, kilise cemaatinin bağışları olan paralar, papazların şahsi birikimleri, kiliseye yapılan devlet ve vakıf yardımları vb. gibi saklantılar olabilmektedir. Özellikle yukarıda bahsettiğimiz doküman vb. Kayılı bilgiler daha ziyade papazların evlerinde ve gizli tünellerinde olabilmektedir.

Ermeni Gömüleri: Osmanlının son dönemlerinde ve Kurtuluş savaşı esnasında Ermeni, Yunan ve Rumların kaçarken ya da tehcir esnasında bırakmak zorunda oldukları para ve kıymetli eşyalardır. Çok az ve işaret yerine nirengilerle kayıtlı olan Rum terekelerine mukabil Ermeni gömüleri, çok büyük olasılıkla paranın yakınlarına ustaca bırakılan işaretlerle bilinirler. Gerçekten dünyada en iyi saklama metotlarına sahip olan milletlerden birisidir Ermeniler. Genellikle bir gömünün çevresine birden fazla ve –çok rastlanan şekliyle- en az üç adet işaret bırakırlar.

Savaş Gömüleri: Avrupa, Asya ve Afrika üçgeni üzerinde tarihin her döneminde stratejik özellikleri bulunan Anadolu toprakları, sayılamayacak pek çok cazibesi sebebiyle birçok kavmin ilgi odağı olmuştur. Üzerinden asırlarca pek çok ordunun geçtiği bu topraklarda aynı zamanda pek çok savaşlar yapılmış, sayısını bilemediğimiz uygarlıklar kurulmuştur.
Savaşların yapıldığı bir coğrafyada elbette ki soygunlar ve gasplar en doğal olan şeylerdir. Bir köyden, kasabadan, şehirden işgal gücü olarak geçen orduların askerleri yaptıkları talan ve soygunlardan elde ettikleri ganimetleri gidecekleri ileri merhalelerde yanlarında taşıma imkânına sahip olamayabiliyorlardı. Çıktıkları savaş yolculuğundan geri dönerken almak üzere muhariplerin belli noktalara yaptıkları gömüler Anadolu’muzun pek çok yerinde mevcuttur.
Bu tür gömüler soygunların yapıldığı yerleşim bölgelerinin hemen en yakınındaki uygun arazi şartları içine saklananlardır. Savaşçı, elde ettiği ganimeti önündeki uzun yolculuğunda beraberinde taşıyamayacağı için gömme ihtiyacı duymuştur. Bunun için de ya yerleşim bölgesinde uygun bir noktaya, ya da yerleşimi terk eder etmez en yakın bir münasip yere gömüsünü yapacaktır.

Şahıs gömüleri: Antik dönemlerde Bankalar yoktu. Bu nedenle insanlar ellerindeki paralarını küp, kese, veya benzeri şeyler işinde muhafaza ederlerdi. Burada muhafaza edilen paralar o insanın sermayesidir, harcayacak, fazla kazancını ilave edecektir. O zaman bu insan elindeki sermayesini götürüp bir arazide muhafaza etmez. yaşadığı mekan içinde ya duvar yada tabana gizli bir bölme yaparak saklayacaktır. Yerleşim alanlarından buna dikkat etmek gerekir. Dağda ve arazide şahıs gömüsü aramak akıl ve mantık işi değildir.

Eşkiya Gömüleri: Yaşantı olan mağara içleri ve çevresi, Su kaynakları çevresinde gibi alanları kullanmışlardır. Defineci arasında dolaşan eşkiyalar hakkında bu güne kadar sonuca ulaşanı görülmemiştir.